Özlü Sözler

Cemil Meriç Sözleri

Cemil Meriç Sözleri

Cemil Meriç Sözleri ve Alıntıları

Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim. (Bu Ülke)

Bir kere yaptı­ğımız batılılaşmak değildi, ikincisi Batı bizim sandığımız gi­bi değildi, üçüncüsü Batı’nın ulaştığı yer özenilecek bir yer değildi. (Umrandan Uygarlığa)

Çağdaşlaşmanın kıstası ne? Hippilik mi, bürokrasi mi, atom bombası imal etme gücü mü? (Umrandan Uygarlığa)

“Suç ve Ceza” okumak, kendini isteyerek hasta etmektir. Kitabı okurken, daima bir ruh sancısı duyarsınız. (Bu Ülke)

Marx’ın hayalleri gerçekleşmedi. Weber’in kahramanla­rı da ufukta görünmüyor. (Umrandan Uygarlığa)

Kitap zekayı kibarlaştırır. Hassasiyetimizle düşüncemizi ancak kendi içimizde, zihni hayatımızın derinliklerinde geliştirebiliriz. Ama zekanın tavırlarını efendileştirmek için okumak zorundayız. (Bu Ülke)

Başkalarının sözleriyle yetinmek, her konuda başkasının anlayışına, başkasına fikirlerine başvurmak, alışkanlıkların en kötüsü. (Bu Ülke)

Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim. Kitap benim has bahçemdi. Hayat yolculuğumun sınır taşları kitaplar. (Jurnal – Cilt 2)

Kendimi kitapların zindanına gömdüm, kitapların. (Jurnal – Cilt 2)

Zihin arı, kitap çiçek, dış dünya kovan… (Bu Ülke)

Her filozof hakikati kendine göre ele alır. (Bu Ülke)

Anlamak için sevmek lazım. (Jurnal – Cilt 2)

Kitaptan değil, kitapsızlıktan korkmalıyız. (Bu Ülke)

Yanıldığını kabul etmek, yeni bir hakikatin fethiyle zenginleşmektir. (Bu Ülke)

İnsan yalnızca ekmekle yaşamaz, ruhun da gıdaya ihtiyacı var. (Mağaradakiler)

Düşünmek savaşmaktır. Bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir medeniyet uğruna savaşmak. (Mağaradakiler)

Sana kızmıyorum. Sen bu kadarsın. Bilmeliydim. (Jurnal – Cilt 1)

Yabani bağırır, medenî insan konuşur. (Bu Ülke)

Öyle seveceksin ki kelimeleri, yalnız senin için raks edecekler… (Jurnal – Cilt 1)

Dilini unutan bir nesil, yabancı dili nasıl sevsin? (Bu Ülke)

İnsanları eskisi kadar sevmemek. İnsanları ve eşyayı. Galiba ölmek de bu. (Bu Ülke)

İnsanlar kırıcıydı, kitaplara kaçtım. (Mağaradakiler)

Birçok kitapları, okumuş olmak, hatta okumuş görünmek için okuyoruz. Birçoklarını da çevremizden kaçmak için. (Bu Ülke)

Her dudakta aynı rezil şikayet: Yaşanmaz bu memlekette! Neden? Efendilerimizi rahatsız eden bu toz bulutu, bu lağım kokusu, bu insan ve makine uğultusu mu? Hayır, onlar Türkiye’nin insanından şikayetçi. İnsanından, yani kendilerinden. Aynaya tahammülleri yok. Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını yaşanmazlaştıranlardır. (Bu Ülke)

Akşamdan beri ağlıyorum. Ama merak etme, kendimden başka kimseyi bedbaht etmiyorum. İstesen romanların en güzelini yaşayabiliriz. İsteyeceksin de, hatta istiyorsun. Bütün korkum geç kalmamak. (Jurnal – Cilt 1)

Kitabın tek değeri okunmasındadır. Bir değil birçok defalar okunmasında, çizilmesinde, tanınmasında. (Bu Ülke)

Artık sağcı solcu kalmadı. Elimizde bir vatan kaldı bir de vatan hainleri! (Bu Ülke)

Kelimeler yalnız senden bahsettikleri zaman, yalnız sana hitap ettikleri zaman munis ve dilber. (Jurnal – Cilt 2)

Suçluyu affeden hâkim, kendini mahkûm etmiş olur. (Bu Ülke)

Akşamdan beri ağlıyorum. Ama merak etme, kendimden başka kimseyi bedbaht etmiyorum. İstesen romanların en güzelini yaşayabiliriz. İsteyeceksin de, hatta istiyorsun. Bütün korkum geç kalmamak. (Jurnal – Cilt 1)

Kızıl şal görmüş İspanyol boğası gibi, her düşünceye ve düşünene saldırmak: Canım memleket bu yüzden bir cüzzamlılar ülkesidir. (Bu Ülke)

Kitaplar bileziklerin onda biri kadar etse beyefendilerimizle hanımefendilerimiz arada bir okumak hevesine kapılırdı belki. (Bu Ülke)

Kör olmak, sağır olmak gerek mutlu olmak için. Körler kötülükleri, çirkinlikleri görmez; kötü sözleri işitmez sağırlar. (Bir Dünyanın Eşiğinde)

Hayatımı iki kelime hülâsa eder: Öğrenmek ve öğretmek… (Bu Ülke)

Gerçeği görmek hatayı sonuna kadar yaşamakla mümkün. (Mağaradakiler)

Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir. (Bu Ülke)

Bir adamı tanımak için düşüncelerini, acılarını, heyecanlarını bilmemiz lâzım, hiç değilse. (Bu Ülke)

Demokrasi bir aldatmacadır, ona göre “Halk temsilcilerini seçtiği için hürdür” diyorlar, bu öküzün istediği kasabı seçmesi gibi bir şey. (Mağaradakiler)

Kuran hem bir ibadet kitabı, hem bir anayasa, muhatabı bütün insanlık. (Bu Ülke)

Yaşamak insanın kendini tedavi etmesi ve her gün yenilemesi demektir. Kendini bulmak ve yeniden fethetmektir yaşamak. (Jurnal – Cilt 1)

En yavuz ermişlerin, en çetin kahramanların zaman zaman nasıl çamurlaştıklarını görmek, küçük insanlar için hain, buruk ve zehirli bir teselli. (Jurnal – Cilt 1)

Tımarhanedekiler, dışardakiler kendilerini akıllı sansın diye içeri tıkılmış bedbahtlardır. (Sosyoloji Notları ve Konferanslar)

Aydın olmak için önce insan olmak lazım. İnsan mukaddesi olandır. İnsan hırlaşmaz, konuşur, maruz kalmaz, seçer. Aydın, kendi kafasıyla düşünen, kendi gönlüyle hisseden kişi. (Bu Ülke)

Bir kucak odun küçük bir ateşi söndürür, büyük bir ateşi daha da canlandırır. (Bu Ülke)

Yalnızsınız. Ölüm gibi yalnız. Yürüyen bir mezar taşısınız. (Jurnal – Cilt 1)

“İzm”ler idrakimize giydirilen deli gömlekleri. İtibarları menşelerinden geliyor. Hepsi de Avrupalı. (Bu Ülke)

Ben bir taşralı tecessüsüyle sürüklendiğim o gürültülü dünyadan, kitapların asude inzivasına iltica ettim. (Bu Ülke)

Ey müminler, saadetinizi gölgeleyen tek ıstırap, inanmayanlara karşı duyulan merhamet olmalıdır. (Jurnal – Cilt 1)

İnsanın kendisini tanıması yetmez, Başkalarına da tanıtması gerek. (Bu Ülke)

Karanlıkları devirmek ve aydınlık bir çağın kapılarını açmak için en mükemmel silah: kalem. Sözle, yazıyla kazanılmayacak savaş yok. (Bu Ülke)

Oysa medeniyet üslûp demektir. (Bir Facianın Hikayesi)

Aydınlanmak için yan, aydınlatmak için değil. (Bu Ülke)

Hep aynı özlem: Somuttan soyuta kaçış, yakına değil uzağa muhabbet. (Mağaradakiler)


Cemil Meriç Sözleri

Ben bu kadar acıyı sen de başkalarına benzeyesin diye çekmedim. (Jurnal – Cilt 1)


Zafer acıya katlananındır. (Bu Ülke)

Avrupalı dostları lütufkârdılar. Karşılık olarak biraz “ihanet” istiyorlardı sadece. (Bu Ülke)

Düşen tutunacağı dalları seçmez. (Jurnal – Cilt 1)

Zekânın tavırlarını efendileştirmek için okumak zorundayız. (Bu Ülke)

Anlıyorum ki, zalim ve kıyıcı bir gerçeklikten kurtulmanın tek çaresi, reel dünyadan kitaplar dünyasına sığınmak. (Bu Ülke)

Her hâl tercümesi bir müdafaanamedir. Kendimizi tanımak irfanın varabileceği en yüksek merhale. (Bu Ülke)

Kimsenin bilgiye, tefekküre, tarihe tahammülü yok. (Jurnal – Cilt 2)

Hayat, herkesin yaşadığı, kimsenin yaşamaktan hoşlanmadığı komedya. (Bu Ülke)

Kitabı açar açmaz sanatın büyülü dünyasındasınız; çirkinliklerin kaybolduğu bir dünya: sesler daha füsunkâr, kokular daha sarhoş edici, insanlar daha güzel. (Bu Ülke)

Kendi kafasıyla düşünen hürdür, adaletine inandığı bir dava için dövüşen hürdür. Hürriyet fetihtir, başkalarından dilenilmez. (Mağaradakiler)

Aklına geleni yazmak yazı yazmak değildir. (Bu Ülke)

Samimiyet öyle bir dildir ki; kör de görür, sağır da duyar. (Bu Ülke)

Hangi vedanın dönüşü var? Gelen daima bir başkasıdır. (Jurnal – Cilt 1)

Bir avuç kelime kıtaları birbirinden ayırır. (Bu Ülke)

Evet, insan bu dünyada mutlu olmalı. Çünkü başka bir dünya yok. (Mağaradakiler)

Bana hakikati değil, kendini ver. Kendini, yani rüyanı. Olmak istediğin gibi görün, olduğun gibi değil. Zaten nasıl olduğunu, ne olduğunu biliyor musun? (Bu Ülke)

Okumak, anlamak, bilmek gerek. Çünkü insan en çok bilmediğinin düşmanıdır. (Bu Ülke)

Biz elest bezm’inde birbirimizindik. İlk merhabadan sonra benim olmalıydın. (Jurnal – Cilt 2)

Hayatla ölüm, gerçekle yalan iç içedirler, hazla elem gibi. (Bu Ülke)

Duyguları kapıda bekletiyorum. İçerde yabancılar var. (Jurnal – Cilt 2)

Her sınıfın ayrı bir sosyal ilmi vardır. (Sosyoloji Notları ve Konferanslar)

Kötülüğü önlemek her Müslümanın vazifesidir. (Umrandan Uygarlığa)

Yaşamak için kendime bir dünya inşa etmek zorundayım. (Bu Ülke)

Kendini yığın hâline getiren bir millet payidar olamaz.. Tek kaygısı para olan bir yığın yaşayamaz. (Bu Ülke)

Şimdi dünyadayız. Aldananların, inananların, dövüşenlerin dünyasında. (Kırk Ambar 1: Rümuz-ül Edeb)

Unutma ki biraz da seni taşıdığım için dizlerimin dermanı kesildi. (Jurnal – Cilt 1)

Gübreden güzel çiçekler fışkırır, doğru! Ama lağımdan çiçek fışkırdığı görülmüş mü? (Umrandan Uygarlığa)

İslamiyet, ilmi, beşikten mezara kadar arayın, diyor. Ama bu emr-i celil unutulmuş. (Mağaradakiler)

Ben seni tanıdıktan sonra yaşamaya başladım… (Bu Ülke)

Ben başka bir çağın insanı mıyım? (Jurnal – Cilt 2)

Cemil Meriç


Cemil Meriç Sözleri ve Alıntıları
Özlü Sözler
Cemil Meriç (d. 12 Aralık 1916, Reyhanlı – v. 13 Haziran 1987, İstanbul), Türk yazar, çevirmen, düşünür ve sosyolog.

Yorum Yaz